Archive for the ‘Kadınca’ Category

Nisan 14th, 2011

Fazla kahve içiyorsunuz çünkü…

Bazı genlerin kişilerin daha fazla kahve içmesine neden olabileceği belirtildi.

ABD’deki Ulusal Kanser Enstitüsü’nden Neil Caporaso’nın yaptığı araştırma, CYP1A2 ve AHR genlerinin farklı versiyonlarını taşıyan kişilerin, diğerlerinden daha fazla kahve içtiğini gösterdi.

“PLoS Genetetics” dergisinde yayımlanan araştırmaya 50li yaşlarda 47 binden fazla kişi katıldı.

Katılımcılardan CYP1A2 geninin “fazla tüketim” adı verilen versiyonunu taşıyanların diğerlerinden daha fazla kafein tükettiği görüldü. AHR geninin ise CYP1A2 genini düzenlediği belirtildi.

Caporaso, bu iki genin rolünün bilinmesinin kafeinin bedene etkisinin daha iyi araştırılmasını sağlayabileceğini vurguladı.

Konuya ilişkin makale Fransız “Le Point” dergisinde de yer alıyor.

Mart 17th, 2011

Adet sancısı için alınacak önlemler

Kadınlarda adet dönemlerinde belirgin olarak hissedilen ağrı, altta yatan jinekolojik hastalıkların da bulgusu olabiliyor.

Şiddetli ağrı hissedilmesi halinde jinekolojik muayenenin mutlaka yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, ağrının rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede bulunması, rahim ağzında darlık, rahim tümörleri, rahmin farklı pozisyonlarda olması, rahim ve komşu organların iltihabi gibi ciddi sorunlardan kaynaklanabileceği uyarısında bulunuyor.

Maya Tüp Bebek Merkezi Tıbbi Direktörü Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınların karşılaştığı en sık problemlerin başında adet ağrısı şikayetlerinin geldiğini belirtti.

Adet ağrısının, kramp tarzında, bele ve kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrı olarak tanımlandığını ifade eden Özgün, bu ağrıya bazı kadınlarda bulantı, kusma, sinirlilik, kabızlık, ishal ve sık idrara çıkma gibi şikayetlerin de eklenebildiğini söyledi. Özgün, adet sancısının yaşam kalitesini bozduğuna, iş gücü kaybına yol açtığına ve bazen altta yatan başka jinekolojik hastalıkların belirtisi olabildiğine dikkati çekti.

Adet ağrılarının iki nedenden kaynaklanabildiğini belirten Özgün, birincil nedenlerin genellikle buluğ çağında ortaya çıktığını ifade etti. Özgün, ağrının yumurtlamayı takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan adet kanaması ve özellikle regl döneminde vücuttan salgılanan hormonlardan kaynaklandığını söyledi.

Bu tür ağrıların tedavisinde ağrı kesicilerin kullanıldığını belirten Özgün, adet sancısı ile yumurtlama arasında yakın ilişki bulunduğunu dile getirdi. Özgün, ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılmasının, adet sancısını sorun olmaktan çıkarabildiğini ifade eden Özgün, ”Ancak ağrılar çok şiddetliyse ve başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır” uyarısında bulundu.

ALTTA YATAN HASTALIKLARA DİKKAT

Özgün, jinekolojik muayene ile adet sancısının farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığının tespit edilmesinin amaçlandığını belirterek, ”Burada genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen ikincil adet ağrısı dediğimiz sebepler ortaya çıkmaktadır” diye konuştu.

İkincil nedenler arasında, ”rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede bulunmasının, rahim ağzında darlığın, rahim tümörlerinin, rahmin farklı pozisyonlarda olmasının, rahim ve komşu organların iltihabi hastalıklarının ve psikolojik faktörlerin” bulunduğunu ifade eden Özgün, bazı kadınların bu periyodu rahat ve ağrısız bir şekilde atlatırken, bazılarının çok fazla acı hissi duyduğunu söyledi. Özgün, ağrının derecesinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirterek, ”Bunun nedeni, ağrıyı oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır.

”KAFEİN İÇEREN GIDALARDAN UZAK DURULMALI”

Birincil adet ağrısının, kişisel alınabilecek bazı önlemler ile azaltılabileceğini belirten özgün’ün verdiği bilgiye göre, adet kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması tavsiye ediliyor.

Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi halinde sancılı adet kanamaları, daha rahat geçirilebiliyor.

Sancı, ilaç kullanılmaksızın fizik tedavi, spor ve ılık su ile duş şeklinde azaltılabiliyor. Sancı ile nasıl baş edilmesi konusunda sağlık merkezlerindeki ”Adet Ağrıları Merkezlerine” başvurulması öneriliyor.

Adet döneminde saç boyatılmaması ya da banyo yapılmaması gibi bilgiler ise doğruluk içermiyor.

AA

Tags: , , , ,

Mart 17th, 2011

Kadın olmanın zorlukları

Medical Park Bahçelivler Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Teoman Yanmaz, çalışan kadının fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı kalmasına yardımcı olacak tavsiyelerde bulundu.

Neler tehdit ediyor?

• Çalışma ortamları (Kapalı, aşırı izole alanlar)
• Uzun çalışma süreleri (Kronik yorgunluk, uykusuzluk nedeni)
• Uykusuzluk ve gece mesaisi (Melatonin eksikliğine yol açıyor)
• Uzun eğitim hayatı ve bunun sonucunda geç evlilik, geç çocuk sahibi olmak
• Emzirme sürelerinin kısalması
• Çevre kirliliğinin fazla olduğu metropoller
• Çalışma hayatına eşlik eden dengesiz beslenme (Fast-food, atıştırma)
• Ofis ortamındaki teknolojik ağlar (Cep telefonları, wireless bağlantılar)
• Kozmetik ürünler

Yeme alışkanlıklarında bozulma, ofis içindeki hareketsizlik ve bakımlı görünmek için fazladan kozmetik ürün kullanımı kadınları tehdit ediyor. Fast-food tarzı yeme alışkanlığı özellikle kalın bağırsak kanserlerinin tetikleyicisi. Egzersiz tüm kanserlerden korunmada önemli; özellikle meme ve kalın bağırsak kanserinde.

Kozmetik ürünlerdeki kanserojen maddelerse ciltten akciğere, mide ve mesaneye kadar birçok kanserin oluşmasında rol alıyor. Kadınlar, kariyer ve iş imkanı için metropol kentlerde yaşamını kurmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak metropollerde maruz kalınan çevre kirliliği, stresli, yorucu ve karmaşık yaşam tarzı da kanserde baş rolü oynuyor.

Zaman yönetimi

Bugünün küresel ticaret mantığı ve herkese her an ulaşabilme teknolojisi, özel hayat sınırını ortadan kaldırdı. İşle özel hayatı birbirinden uzak tutmaya çalışın. Örneğin, ailenizleyken, cep telefonunuzu kapatın ve dizüstü bilgisayarınızı bir kenara bırakın. Evle ilgili görevlerinizi verimli şekilde organize edin. Bütün çamaşırları bir gün yıkamak için biriktirmektense, her gün bir ya da iki posta çamaşır yıkayın. Önemli günleri ve günlük yapılması gereken işleri gösteren bir aile takvimi sizi son gün telaşından kurtarabilir. Temizlik standartlarınızı yeniden düzenleyin. Düzeltilmemiş yatak ya da kısa süreli bekleyecek birkaç tane kirli bulaşık, yaşam kalitenizi etkilemeyecektir. Yapmanız gerekenleri yapın ve geri kalanını bırakın.

RİSKİ AZALTMAK İÇİN

1- Doğum yapmak için geç yaşlara kalmayın, 30 yaşı geçirmeyin.
2- Hareketsiz hayat tarzından kurtulmak için düzenli egzersiz yapın.
3- Fast-food’la aranıza mesafe koyun.
4- Sigaradan uzak durun.
5- Alkol almayın ya da miktarını azaltın.
6- Kozmetik ürünlerden mümkün olduğu kadar uzak durun, seçim yaparken kanserojen maddeler açısından değerlendirin.
7- Uykunuza dikkat edin. Günde
7- 8 saat uyuyun.
8- Gece uykusuna özellikle önem verin ve karanlık oda tercih edin.
9- Evinizi ve ofisinizi mümkün olduğu kadar havalandırın.
10- İş dışında radyasyon yayan elektronik aletlerden uzak durun.

Milliyet / Cadde

Tags: , , , , ,

Mart 17th, 2011

Uzun ve gür kirpikler artık hayal değil

Uygulama sonrasında, ömür boyu dökülmeyen, istenildiği gibi şekil verilen doğal kirpikler elde ediliyor. Hiçbir kesi işlemi yapılmadan uygulanan yöntem ile enfeksiyon riski ortadan kalkıyor. Uygulama sonrasında kişi, günlük yaşamına dönebiliyor.

Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Operatör. Dr. Alper Tuncel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda en sık yapılan uygulamalar arasında uzun kaş ve kirpik estetiğinin yer aldığını söyledi.

Kirpiklere yapıştırılarak uygulanan takma kirpiklerin ömrünün bir-iki gün ile sınırlı kaldığını, kullanım sayısına bağlı olarak kolay deforme olduğunu belirten Tuncel, bu alanda son teknolojinin uygulandığı FUE (Foliküler ünite çıkartım) isimli yeni bir teknik ile kişinin kendi saç tellerinden kirpik ve kaş ekimi yapılabildiğini belirtti.

Söz konusu tekniğin, her iki cinste hipotiroidi olmak üzere hormonal bozukluklar, doğuştan ince ve seyrek yapılı kirpikleri olan kişilere uygulanabildiğini ifade eden Tuncel, hiç kesi olmadan yapılan ekim işlemi sonrasında doğal kirpik ya da kaşa sahip olunduğunu vurguladı. Tuncel, uygulama sonrasında saç telleri uzadığından ekilen kirpiklerin zaman zaman kesilmesi ve kirpik şekillendirici aletler ile biçimlendirilmesinin yeterli oluğunu söyledi.

Saç, kaş ve sakal ekiminde olduğu gibi kirpik ekimi sonrasında da kirpikler çıktıktan sonra yoğunlaştırmak için ikinci bir sıkılaştırma uygulamasının yapılabildiğini ifade eden Tuncel, sıkılaştırma işlemi sonrasında kirpik ya da kaşların boyanmasına bile gerek kalmadığını, sadece biçimlendirilmesinin estetik görünüm için yeterli olduğunu ifade etti.

UYGULAMA NASIL YAPILIYOR?

FUE tekniği ile ense bölgesinden saç telleri, bu iş için özel olarak mikromotor (tur motoru) ile kullanılmak üzere tasarlanmış trepentine adı verilen silindirik içi boş ucu keskin 0.8-1 milimetre çaplı aletler ile çevresindeki ince bir deri dokusuyla birlikte bulunduğu yerden ayrılarak alınıyor. Bu şekilde toplanan saç telleri, yapılan planlamaya uygun olarak kirpiklerin açısı ile uyum sağlayacak biçimde göz kapağına paralel ”implanter” adı verilen özel iğneler yardımıyla deride hiç bir kesi yapılmadan ekiliyor.

Köklerin yerine yerleştirilmesini takip eden 5-7 gün içerisinde, ekilen kökler yeni yerlerine adapte oluyor. Yeni kirpikler, ekildikleri bölgedeki kan damarları vasıtasıyla besleniyor ve canlılıklarını sürdürüyor. Bu şekilde ömür boyu dökülmeyen, istenildiği gibi şekil verilen doğal kirpikler elde ediliyor.

Kirpik ekimi esnasında kullanılan teknikler farlılıklar gösterebiliyor. Birden çok yöntem bulunuyor. Klasik yöntemde ekilecek yere kanal diye adlandırılan delikler açılıp, doğrudan ekim yapılırken, diğer bir yöntemde kirpik cildi cerrahi olarak kaldırılarak köklerin birbirine paralel olarak yerleştirilmesi sonrasında, kapak cildi tekrar yerine dikiliyor.

Bu alandaki teknolojinin sunduğu en son metot olan FUE ile ”implanter” iğneleri kullanılarak kanal açılmaksızın elde edilen delikten yerleştirme işlemi tercih ediliyor. Çünkü, bu yöntemle kapak cildine ekilecek kirpikler, ters yönden girilerek yerleştirildiğinden daha hızlı bir iyileşme sağlanıyor, köklerde herhangi bir oynama olmuyor ve daha sık ekim yapılabiliyor.

Herhangi bir kesi olmadığından, herhangi bir enfeksiyon riski olmuyor. Uygulama sonrasında kişi, günlük yaşamına dönebiliyor. Uygulama ortalama 1,5 saat sürüyor. Sıklaştırma için uygulamanın genellikle bir kez daha tekrarlanması yetiyor. Kirpik ekimi 4 kapak için yaklaşık 4 bin TL, 2 kaş ekimi için yaklaşık 3 bin 500 TL tutuyor.

AA

Tags: , , , , , , , , , , , , ,