Archive for the ‘Ekonomi Haberleri’ Category

Ekim 22nd, 2010

General Motor su kaynattı Erke patentten vazgeçti

Hüseyin Özay’ın haberi

Emekli generallerin 5 yıl önce büyük bir sükseyle ‘enerji tüketmeden enerji üreten yüzyılın projesi’ olarak tanıttığı Erke Dönergeci’nin Türkiye mecarası sessiz sedasız sona erdi.

Erke Araştırmalar Şirketi, Erke Dönergeci için 5 yıl önce yaptığı patent başvurusunu geri çekti. Türk Patent Ensitüsü (TPE) de, şirketin talebini 19 Ekim’de kabul etti.

Böylece, yüzyılın buluşu olarak nitelendirilen Erke Dönergeci macerası bitmiş oldu. Ancak patent başvuru iptalini öğrenen şirket yetkilileri, Avrupa’da patent başvurusu yaptıklarını söylediler.

KOMUTANLAR TANITTI

Bütün herkesin merak ettiği ancak kesintisiz enerjiyi nasıl üreteceği sır olarak saklanan Erke Dönergeci ile ilgili süreç 2006’da başladı.

Erke Araştırmalar Şirketi, üst düzey komutanların da katıldığı bir basın toplantısı ile buluşu kamuoyuna tanıttı.

Tanıtım toplantısına, aralarında eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, emekli orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Kara Kuvvetleri eski komutanı Muhittin Fisunoğlu’nun da bulunduğu paşalar katılırken, buluşla ilgili sunumu da şirket danışmanı sıfatı ile emekli Tümgeneral Çetin Uğural yapmıştı.

Buluşla ilgili de, yoğun bir reklam kampanyası düzenlenmişti. Toplantıda emekli generallerin bulunması nedeniyle şirketin adı ‘General Motor’ olarak espri konusu olmuştu.

Toplantıda buluşun ayrıntıları konusunda bir bilgi verilmezken, buluşun enerji tüketmeden elektrik üreteceği iddia edilmişti. Şirket, aynı yıl buluş için TPE’de patent başvurusunda bulundu.

Şirketin, patent konusunda yaptığı başvuru TPE tarafından Kasım 2006 yılında kabul edildi. Bu işleminin ardından patentle ilgili inceleme başlatıldı.

2008 yılında ise başvurunun ilanı yapıldı. Bu ilan kamuoyunda Erke Dönergeci’nin patent aldığı şeklinde yansıdı. Ancak, söz konusu ilanın mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan yayın olduğu sonradan ortaya çıktı.

Türk Patent Enstitüsü şirketin talebi üzerine, 2009’dan itibaren buluşla ilgili yurt dışından da inceleme yapmaya başladı. İncelemeye ilişkin süreçler 2010’da da devam etti. Bu incelemeler sürerken şirketten ilginç bir talep geldi.

Şirket, 28 Nisan 2009 tarihinde yaptığı başvuru ile patent başvurusunu geri çekmek istediğini bildirdi. TPE de yaptığı değerlendirmenin ardından talebi onayladı.

Patenti Avrupa’dan alacağız

Konuyla ilgili olarak Star’a yazılı açıklama yapan Erke Araştırmalar Şirketi, TPE’deki patent başvurularını geri çektiklerini bildirdiler.

Atilla Demiral tarafından yapılan açıklamada, Avrupa ülkelerinde de patent başvurusunda bulunulduğu hatırlatılarak, birçok Avrupa ülkesinde patent alındığı öne sürüldü.

Açıklamada “Buluşumuz için uluslararası başvurumuz sonrasında TR 2009 02698 B sayısı İncelemeli Patent Belgesi alındığından patent başvurumuzu sürdürmenin gereği kalmadı” denildi.

AA

Tags: , , , , ,

Ekim 22nd, 2010

Turhan : ‘Gerçek bal şekerlenir’

 Turhan, yaptığı açıklamada, balın, arıların çiçeklerden ve çiçekli ağaçların yapraklarından salgılanan nektar ve salgıları toplayarak kovana getirirken kursaklarında kendilerinden bazı enzimleri katıp petek gözüne aktardığını belirterek, petek gözünde depolanan sıvı maddenin de bal olduğunu kaydetti.

Dışarıdan arıya glikoz, şeker ve buna benzer gıdalar verildiğinde balın hakiki olmayacağını ifade eden Turhan, şöyle konuştu:

”Balı arı yapar. Arının yaptığı gerçek bal kristalize olur. Halk deyimiyle şekerlenir. Bal çiçek balı ve salgı balı olmak üzere ikiye ayrılır. Çiçek balının içinde polen olduğundan dolayı kristallenir.

Polenlerin özelliğine göre bal bir gün ile bir yıl arasından mutlaka kristalize olur. Salgı balları kristalize olmaz. Alındıkları gibi uzun yıllar berraklığını korur.

Halk arasında çam balı olarak bildiğimiz bu çeşit, diğerlerine nazaran pek makbul değil. Balı kristalize eden en büyük etkenlerden biri de balın içindeki şekerdir.

Balın yüzde 80′i şeker, yüzde 20’si de sudur. Şekerin de yüzde 3′ü de mutfaklarda kullandığımız, bilinen çay şekeri, diğer kısmı meyve ve üzüm şekeridir. Bir balda meyve şekeri fazlaysa o bal çok uzun süre sonra kristalize olur.”

”SAHTE BALCILARA DİKKAT”

Turhan, gerçek balın kristalize olduğunu, kristalize olmayan balın ya salgı ya da şekerden üretilmiş sahte bal olduğunu ifade ederek, vatandaşlarımızın kristalize olan bala rağbet etmesi gerekir.

Balın kristalize olması aynı zamanda binlerce yıl bozulmadan kalabilmesi için kendisini korumaya alma işlemidir. Yani doğal bir olaydır. Kristalize olan bal özelliğinden ve lezzetinden hiçbir şey kaybetmez” dedi.

Avrupa’da insanların kristalize olan balı tükettiğini vurgulayan Turhan, şunları belirtti:

”Bir de her bal alan tüketici tarafından (Bu bal şekerli mi? İçine ne kadar şeker kattınız? Bal aldım şekerlendi, bu bal sahteymiş) gibi sorularla karşılaşıyoruz.

Tüketicimiz şunu iyi bilmelidir balı kristalize olmuş şekliyle tüketmek daha iyidir. Donmuş bal 42-45 dereceler arasında 8-10 saat su dolu bir kapta ısıtılarak çözdürülür.

Tüketicimiz balını güvendiği yerlerden almalı. Piyasada glikoza bal esansı karıştırarak satan sahte balcılar var. Bunlara dikkat edilmesi gerekir.”

Turhan, Türkiye’nin kovan sayısı bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesi olduğunu belirterek, ”Ancak, ülkemizde kişi başına bal tüketimi aylık ortalama 300 gram. Bu oldukça düşüktür. Avrupa’da ise kişi başına ayda 1-1,5 kilogram bal tüketiliyor.

Biz genelde hasta olunca ya da biri tavsiye edince bal yeriz. Oysa bir kişi ayda en az bir kilo bal tüketmelidir. Bal karaciğeri yormadan kana karışıyor. Dinç ve genç kalmanın en büyük ilacıdır” dedi.

AA

Tags: , , , , , , , , ,

Ekim 14th, 2010

Nar üreticinin yüzünü güldürdü

Tarsus Ziraat Odası Başkanı Ali Ergezer, yaptığı açıklamada, narenciyeye alternatif olarak üretilen narın, yöre çiftçisi için artık öncelikli ürün olduğunu, ihracattaki artışın yanı sıra bu meyvenin sağlığa faydalarının bilim adamlarınca sık sık dile getirilmesinin tüketim artışını tetiklediğini bildirdi.

Sadece Akdeniz kıyısında yetişen narın dünyada yıllık üretiminin 1 milyon 350 bin ton olduğunu, bunun yaklaşık 400 bin tonunun Türkiye’de yetiştiğini belirten Ergezer, ”Sadece Tarsus yöresinin yıllık üretimi ise 200 bin ton civarında.

Bu yıl, mevsim koşulları nedeniyle rekolte 150 bin tona kadar geriledi ancak, gelecek yıllarda genç fidanların meyve vermeye başlamasıyla 200 bin tonu da geçeceğini tahmin ediyoruz” dedi.

Narın çiçeklenme dönemindeki zamansız yağışlar ve fırtınanın çiçeklerin meyveye dönüşmesini engellediğini, buna bağlı olarak bu yıl rekolte düşüklüğüne üzülen üreticinin, oluşan yüksek fiyatla sevindiğini belirten Ergezer, geçen yıl kilo fiyatı 90 kuruşu geçmeyen narın fiyatının bu sezon dalında 1,20 TL’ye kadar yükseldiğini kaydetti.

Ergezer, Tarsus’un üzümden sonra nar ile de tanınacağını dikkati çekerek, ”Üretimimizin yüzde 80′i ihracata gidiyor.

Ev ortamında bile 3 ay süreyle kendi kendini koruyabilen nar, uzun raf ömrü sayesinde ihracata en uygun ürün olduğundan yıllardır çiftçilerimize bu ürünü yetiştirmelerini tavsiye ediyoruz.

Son yıllarda bu yönde yaptığımız çalışmalar meyvelerini veriyor. Gelecek yıllarda Tarsus adeta nar diyarına dönüşecek” dedi.

Nar hasadının kasım ayı ortalarına kadar devam edeceğini ancak, ürününün büyük bir bölümünü üretici değil tüccarın elinde bulunduğunu ifade eden Ergezer, bu yıl kış mevsiminde, tüketicinin narın kilosunu en az 3 TL’den satın alabileceğini kaydetti.

OSMANİYE’DE DE YAYGINLAŞIYOR

Bu arada, yer fıstığı üretimiyle ünlü Osmaniye ve çevresinde de nar ekim alanlarında artış görülüyor.

Kadirli ilçesi Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir, sağlığa faydaları saymakla bitmeyen nara son yıllarda büyük talep olduğunu belirterek, ”Bu talep nedeniyle İlçe Tarım Müdürlüğü de üreticiyi kaliteli fidanla destekledi. Bu yıl ilk kez narı dalında 1 TL’den sattık” dedi.

İspir, Kadirli’de, 10 yıl öncesine kadar sadece bahçelerde yerel ihtiyaçlar için yetiştirilen narın artık ticari amaçla da üretildiğini belirterek, şunları kaydetti:

”Tahıl üretimiyle ünlü Çukurova bölgesinde, çiftçilerin birçoğu artık meyveciliğe yöneliyor. Kadirli’de, son yıllarda yetişen nar, tadı ve görünümünün güzelliği ile çevre il ve ilçelerin yanı sıra Türkiye’nin değişik bölgelerine de satılmaya başlandı.”

İlçe Tarım Müdürü Fatin Rüştü Özeser ise bu yıl da birçok üreticinin nar dikmek üzere başvuruda bulunduğunu ve verimin arttırılması yönünde teknik destek istediğini kaydetti.

AA

Tags: , , ,

Ekim 14th, 2010

Ankara’da halk ekmeğe zam yok!

İlkbahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Fırıncılar Federasyonunca 300 gramlık ekmeğin fiyatının 75′ten 85 kuruşa yükseltilmesi kararına karşın 300 gramlık halk ekmeğin 40 kuruştan satılmaya devam edeceğini belirtti.

Ankara’daki fırıncıların mayıs ayı sonuna kadar ekmeğe zam yapmama kararını da değerlendiren İlkbahar, bu kararı desteklerini kaydetti.

İlkbahar, ”Ülke genelinde yapılan ekmek zammına rağmen bizim halk ekmeğe zam yapılmasıyla ilgili herhangi bir çalışmamız yok, zaten zam yapma gibi bir düşüncemiz de yok. Uzun süredir 40 kuruştan sattığımız halk ekmeğe bir süre daha zam yapılmayacak” dedi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonun ekmeğe azami yüzde 15 zam kararı almasının ardından Ankara Ticaret Odası’na (ATO) kayıtlı fırıncıların, mayıs ayı sonuna kadar zam yapmayacakları açıklanmıştı.

ANTAKYA’DA DA ZAM YOK

Antakya Belediyesi tarafından özel bir firmaya ihale edilen ”Halk Ekmek Fabrikası” kaliteden ödün vermeden bir yıl zam yapmayacağını taahhüt etti.

Antakya Ekmek Gıda Ticaret Limited Şirketi Genel Müdürü Mehmet Bekler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Antakya Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü binası içerisinde bir dönüm alan üzerine iki katlı binada, hijyenik bir ortamda ekmek üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi.

22 kişiye istihdam sağladıkları, 60 bin ekmek kapasiteli fabrikalarında günde 20 bin ekmeği el değmeden hazırladıklarını belirten Bekler, şöyle konuştu:

”Antakya Belediyesi’ne ait 75 büfe ile ihalesini aldığımız resmi kurumlara, 5 dağıtım aracımızla ekmek dağıtımını gerçekleştiriyoruz. 300 gram ekmeği 35 kuruştan satıyoruz.

Türkiye’nin en ucuz ekmeğini ürettiğimizi iddia ediyoruz. Fırıncılar Federasyonu ekmeğe yüzde 15 zam yapacağını açıkladı. Biz kendi adımıza zamlı satış yapmayacağız.

Halkın temel besini olan ekmeği kaliteli ve ucuza sumak için çaba harcayacağız. Son dönemlerde artan akaryakıt ve un fiyatlarına rağmen, iki yıldır zam yapmadan üretimimizi sürdürüyoruz.

Bir yıl daha zam yapmayacağımızı taahhüt ediyoruz. Bu konuda vatandaşlardan da takdir alıyoruz. Ekmeğin yanı sıra simit, boğaca, hamburger ekmeği ve galeta üretimi de yapıyoruz.

Ürünlerimizi sadece belediyenin belirlemiş olduğu büfelerde satışa sunuyoruz. Bakkal ve marketlere vermiyoruz. Ayrıca bazı toplu hizmet alımı yapılan yerlere de dağıtım yapıyoruz.”

”BEYAZ BAYRAK ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜK”

Bekler, fiyatı düşük tutmalarının yanı sıra hijyen ve sağlık koşullarına önem verdiklerini, yapılan denetimler sonucunda geçen yıl Sağlık Bakanlığı tarafından ”Beyaz Bayrak Ödülüne” layık görüldüklerini kaydetti.

Antakya Belediyesi ile 15 yıllık sözleşme yaptıklarını hatırlan Bekler, iki yıldır devraldıkları ”Halk Ekmek” üretimini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştıklarını belirtti.

Bekler, son teknoloji makinelerle üretime devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

”Türkiye’de en ucuz ekmeği imal ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Bizim imal ettiğimiz gramajda, bu fiyata ekmek üreten fabrika yok. Antakya halkı bu yönden çok şanslı. Hem kaliteli, hem de hijyenik ortamda üretimi yapılan bir işletmeye sahipler.

En ucuz ekmeğin üretimini yaparken, kesinlikle kentte bulunan diğer taş fırın ve ekmek fabrikalarıyla rekabet etmiyoruz, onları mağdur etmemek için bize verilen kapasitenin üzerine çıkmıyoruz. Altınözü ve Kırıkhan gibi ilçelerden gelen talepleri de karşılamaya çalışıyoruz.”

Fabrikanın tünel bölümünü doğalgaz, döner ocakların yakıtını da fındık kabuğuyla karşıladıklarını anlatan Bekler, fındık kabuklarını Giresun ve Rize’den temin ettiklerini ifade etti.

Bekler, ayda 150 bin kilogram un tükettiklerini, yine un ihtiyacını Hatay’da bulunan fabrikalardan temin ettiklerini sözlerine ekledi.

ANTAKYA BELEDİYE BAŞKANI SAVAŞ: ”HALKIN MENFAATLERİ ÖN PLANDA”

Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş da ”Halk Ekmek” fabrikası için anlaşma yaptıkları şirketle asgari kar karşılığında anlaştıklarını ve halkın menfaatlerini ön planda tuttuklarını söyledi.

Ülke genelinde faaliyette bulunan ”Halk Ekmek” fabrikalarının ana amacının halka ucuz ekmek temin etmek olduğunu vurgulayan Savaş, ”Bizim için halkımızın menfaati önce gelir.

Sözleşme imzalarken de şirket yetkililerine bunu bildirdik. ‘Asgari karı gözeteceksiniz, kaliteden ödün vermeyeceksiniz, halkı düşünerek hareket edeceksiniz’ şartını koyduk.

Şu anda üretilen ekmeğin gramajı ve kalitesi halkımız tarafından takdir ediliyor. Bu da yaptığımızın işin amacına ulaştığını gösteriyor” diye konuştu.

AA

Tags: , , , , , , ,